Çocuklarımızı zararlı alışkanlıklardan koruyabilmek , sokaklardan , aşağılık , vicdansız , merhametsiz kötü insanların ellerinden , kucaklarından kurtarabilmek amacıyla ve bu şekilde bir fayda sağlayabilir mi düşüncesiyle yazdığım “Yine Reşit Sen Söyle Sen İşit Mi Olacak?” başlıklı yazımı yine sizlerin engin görüşlerinize sunuyorum.
Çocuklar Allahın birer mucizeleridir. Her doğan çocuk Allahın bu dünya için bir umududur. Çocuklara uzanan el Allahın da size uzanan elidir. Siz çocuklara el verirseniz Allahda size el verir, yol verirmiş. O yüzden çocuklara yapılan her türlü yardım kutsaldır. Ayrıca “ İnsanların en faydalısı insanlara bir faydası dokunandır” ile “Allah inanalar ve iyilikte bulunanların daima yanındadır”olarak Kur’an da ne güzel anlatılmaktadır.
“Allah insanın yüzünü daha anne karnında bir cenin halindeyken kendi elleri ile yaparmış” diye Kur’an ve Hadislerde ne güzel bahsedilmektedir. Filozof Socrates de “İnsanlara bütün bilgiler Allah tarafından daha anne karnındayken verilmiştir. Eğitim ve kitaplar okuyarak bilgi edinmede bunun ortaya çıkarılmasıdır” diye bunu bu şekilde belirtmiştir.
Bilim insanlarının hemen hemen hepsi yoksul çocuklar. Onların hayallerinden başka hiçbir şeyleri yok. O yüzden bende bunun onlara Allahın birer armağanıdır diye düşünmekteyim. Çünkü Allahın kime ne bahşettiğini bilebilir miyiz? Bilemeyiz. Bunu ancak yüce Yaradan bilir? Öyle değil mi. O sebeple işe önce yoksul hamile kadınlardan yani anne karnından başlamalıyız. Onlara yapılacak gıda yardımıyla bu cenin halindeki bebeklerin daha sağlıklı ve daha zeki olmaları sağlanacaktır. Bunun yanında hamile annelerimizin sesli kitaplar okumaları, şiirler okumaları, tiyatro, sinema yada festival gibi etkinliklere gitmeleriyle de daha anne karnındayken cenin halindeki çocukların; duyuşsal, bilişsel ve zihinsel zekaları da daha çok gelişecektir. Bu yüzden yoksul hamile kadınlara bir gıda kartı gibi bir kart verilerek bu yardımlar yapılmalıdır.
Yoksul çocuklarımız 3 yaşından sonra ise okul öncesi eğitim kurumlarına gönderilmelidir. Çünkü 3 yaşından sonra anne baba yada diğer aile büyüklerinin, bilişsel, duyuşsal, görsel ve zihinsel zekaları için çocuklara verebileceği çok fazla bir şeyleri yoktur. Okul öncesi eğitim kurumlarında profesyonel eğitimciler tarafından çocuklarımız eğitilmelidir. O sebeple de yoksul mahallelerimizde okul öncesi eğitim kurumları kurulmalıdır.
İlk okula başlayan çocuklarımız için; sokak kütüphaneleri, ücretsiz spor okulları ve ücretsiz kültür ve sanat evleri kurularak, çocuklarımızın bilişsel, duyuşsal, görsel ve zihinsel zekaları ile birlikte sosyalleşme becerileri geliştirilmelidir. Bu şekilde çocuklarımız ileriki yaşlarda boşluğa düşmeyecek ve zararlı alışkanlıklara bulaşmaları da böylece önlenmiş olacaktır. Bu sebeple tüm yoksul mahallelerde sokak kütüphaneleri, ücretsiz spor okulları ve ücretsiz kültür ve sanat evleri kurulmalıdır. Ayrıca İlk okullarımızda kütüphane, spor salonları ile gösteri ve etkinlik salonlarının olmalarına da önem verilmelidir.
Orta okula başlayan çocuklarımız için; bir şehir kütüphanesi , müze , sergi ve gösteri salonları ile birlikte çocuklarımızın bilişsel, duyuşsal, görsel ve zihinsel zekalarının gelişmeleri sağlanmalıdır. Bunlar Şehrimizde yok ise şehir dışındaki , bilim ve teknoloji , tarih ve etnografya müzeleri , Resim yada Fotoğraf sergileri , Sanat Galerileri ,Tiyatrolar , Sinemlar yada Fuarlar gibi yerlere ücretsiz bir şekilde ulaşabilmeleri sağlanmalıdır. Ayrıca yine Orta okullarımızda kütüphane, spor salonları ile gösteri ve etkinlik salonlarının olmalarına da önem verilmelidir.
Liseye başlayan çocuklarımız için; İlçemizde nitelikli liseler , Fen Lisesi, Bilim ve Teknoloji Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Güzel Sanatlar Lisesi ve Spor Lisesi kurularak çocuklarımızın ilgi ve yeteneklerine göre eğitim ve öğrenim görmeleri sağlanmalıdır. Ayrıca yine Liselerimizde kütüphane, spor salonları ile gösteri ve etkinlik salonlarının olmalarına da önem verilmelidir.
Bu şekilde çocuklarımızın ilgi ve yetenekli olduğu alanlara bağlı olarak eğitim ve öğrenim görmeleri ile birlikte gelişmiş sosyalleşme becerileri ile , değil Sakarya , Ülkemiz ve belkide Dünyanın ihtiyaç duyduğu yada dünyayı kurtarabilecek buluşlar yapabilen dünya çapında bilim insanları , yöneticiler, sanatçılar ve sporcular olabilmesi de sağlanabilir.
Buradan ben naçizane olarak hem yetkililerimizden hem de şehrimizin varlıklı insanlarından rica ediyorum. Bu amaçla her şeyi devletten ya da belediyeden beklememiz gerekmiyor. Bir dernek gibi ya da başka sivil toplum kuruluşları kurulabilir ve şehrimizin varlıklı insanları da katılarak devlet ve millet elele birlikte; Şehrimizin bir dünya şehri olması bu şekilde sağlanabilir. Çünkü Allah yardım etsin demekle oluyor mu? Olmuyor. Çünkü Allah bizi vekil kılmış. Öyle değil mi? Belki beni bunları yazmam için, sizlere duyurmam için, belki sizlere de imkanlar vererek, bu çağrılara kulak vermeniz ve bir el uzatmanız için. Sizce de öyle değil mi?
Bir dağın arkası nasıl görülebilir? Belki işte böyle görülebilir. Ben buna inanmaya , bunları sizlere anlatmaya, bu konuda çalışmaya ve bu yolda yürümeye devam edeceğim. Ya siz…
Saygılarımla
Arş.Yaz.Mak.Müh.Kayhan Şafak