Değerli okurlarımız,
Bir yıl daha geçti gitti. Bizler için çok iyi bir yıl oldumu? derseniz; hayır çok iyi bir yıl oldu diyemeyiz. Neden mi? Çünkü Balıklı deresinin değil turizme açılması halkın girişine bile kapatılması bizleri çok üzmüştü diyoruz. Hendek’in gizli saklı kalmış birçok değerleri vardır. Yani çok büyük bir turizm potansiyeli bulunmaktadır.
İş insanları neden Hendek’te oturmuyorlar ki?
Ama ne yazık ki Hendek gittikçe eğitimsizler ve yoksullar şehir olmaktadır. Çünkü eğitimli ve varlıklı aileler ilçemizi bir bir terk etmektedir. Bunun yanında başka şehirlerden de kimseler gelmemektedir. 2.OSB’de ki iş insanlarından neredeyse hiçbiri Hendek’te de oturmamaktadır. Birçoğuyla görüşmüştük. Hendek’te oturmamız için bir gerekçe söyleyin demişlerdi. Bizlerde hiçbir şey söyleyememiştik. İşte bu yüzden Hendek’in değerlerini tanıtmaya ve sizlerle de paylaşmaya çalışıyorduk.
Hendek İnanç ve Kültür Yolu Gezileri ilçemize neler katacaktır ki?
Hendek’in kurucu değerlerinden olan;

3’ler Grubu olarak; Erenler Dede, Sarı Dede ve Sultan Baba Dede Hazretleri,

7’ler Grubu olarak; 3’ler grubuna ilave olarak Keremali Dede, Selman Dede, Durasan Dede ve Muap Dede Hazretlerimiz olan erenlerimizi tanıtmaya çalıştık.

40’lar Grubu olarak; Kırk Kızlar Türbesinin bakımı ve onarımını yapmıştık ve sizlere de tanıtmaya çalışmıştık.

70’ler Grubu olarak da; Şeyh İzzeddin İsmail, Şeyh Halil, Şeyh Benli, Keremali Kardeşlerden Hasan ve Sarıkız Hazretlerimiz gibi daha birçok erenlerimize de Türk Pusat Geleneğine göre Şanlı Türk Bayrağımızı ve Kur’anı Kerimi hediye ederek sizlere tanıtmaya ve paylaşmaya çalışmıştık.

Ayrıca Sukya Turizm firmasıyla birlikte Hendek İnanç ve Kültür Yolu Gezileri yaparak da ilçemizde bir İnanç ve Kültür Turizmi oluşturabilecek katkılar sunmaya çalışmıştık.
İnanç ve Kültür Yolu Turizminin oluşturacağı ekonomik değerlerle ilgili de bir şeyler söylemek istiyoruz. O da şöyledir;
Hendek 1075 yılında kurulmuştur. İlçemizdeki değerli hazretlerimizde Anadolu'ya ilk gelenlerdir ve buda bizim ilçemize nasip olmuştur. Mevlana Yunus Emre, Ahi Evran, Hacı bektaşi veli ve Hacı Bayramı Veli gibi daha birçok değerli Hazretlerimizde onların manevi değerleriyle yetişmişlerdir. Çünkü o zamanlarda basılı Kuran'ı Kerim yoktu. El yazması olarak sınırlı sayıda vardı.
Ayrıca Orhan Gazi Sultan'ın Hendek'e gelerek Şeyh İzzeddin İsmail hazretlerini ziyaret etmesi ve Vakıf Beratını vermesi de Osmanlı İmparatorluğunun ilk kuruluş tohumlarının da yine Hendek'te atıldığını bizlere göstermektedir.
Konya'ya yılda 4 milyon turist gelmektedir. Hendek'e 100 bin kişi gelse ve kişi başı 10 bin TL harcasalar 1 milyar eder. Hendek Belediye bütçesi ise yıllardır 300 milyon dur. Bu şekilde Hendek'te ki ekonomik değer 3'e katlanmış olabilir. Bu şekilde hem iş ve ticaret insanlarımız, hem vatandaşlarımız ve hemde belediyemiz daha da zenginleşmiş olabilir diyoruz.
Kur’an da Bakara / 195. Ayet; “Mallarınızı Allah yolunda harcayın ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. Bir de iyilik edin ve yaptığınızı güzel yapın. Doğrusu Allah iyilik eden ve işini güzel yapanları sever” diye ne güzel anlatılmaktadır.

Kadife Deresinde neler yapıldı ki?
Kadife Deresi ile ilgili de birçok yayınlar yaptık ve yazılar yazdık. Belediye tarafından dere kenarları taş dolgular yapılarak düzeltildi. Mıcırlar döküldü. Oturma bankları, çöp kovaları ve tuvaletler koyuldu. Bu yaz da binlerce vatandaşların gelmesi sağlandı.

Uludere de neler yapıldı?
Uludere de Sedaş tarafından sokak lambaları koyuldu. Belediye tarafındansa; oturma bankları ve çöp kovaları koyuldu, dere içi temizliği yapıldı. 2 adet kafeterya açıldı. 1 adet pilavcı ve 1 adette köfte ve kokereç satan işyerleri açıldı. Dondurmacı ve çay ocağı açıldı. Yöresel ürünler pazarı açıldı. Seyyar kitapçı ve süs takıları satan işyerleri açıldı. Yine neredeyse binlerce vatandaşlarımızın gelmeleri sağlandı.

Aslında Balıklı deresinde de bir şeyler yapılmıştı.
Balıklı Deresi içinde, Belediye tarafından köprüden dereye inen yollar ve derenin etrafı düzeltildi. Mıcırlar döküldü. Yine binlerce insanların gelmesi sağlandı.

Daha başka neler yapılabilirdi ki?
Bunlar çok güzel şeylerdi. Ama daha fazla şeyler de yapılması gerekiyordu. Mesela Dikmen Yaylası ve diğer yaylarının yollarının da yapılması gerekiyordu. Yaz kış vatandaşların ziyarete kolaylıkla gelebilmesi sağlanmalıydı. Küçük bir kafeterya ile birlikte şamyelle yada kızakla kayak yapılabilmeliydi. Ama bu yıllardır yapılamıyor.

Peki Balıklı Deresine ne oldu ki?
Bunlar yapılırken değerlerimizden birisi de halkın kullanımına bile kapatılmıştı. Hendek ilçemiz 1075 yılında kurulduğundan bu yana 1000 yıldır vatandaşların gidebildiği, çocukların suda oynayabildiği ve ailece piknik yapabildiği, hayvanlarını sulayabildiği, traktörlerle sular alabildiği Balıklı Deresi artık köprünün iki tarafından avlularla ve demir kapılarla halkın girişine kapatıldı.
Ayrıca avlular köprü korkuluklarının hizasından itibaren koyularak vatandaşların araçlarını köprü giriş ve çıkışında sağa park edip köprünün üzerinden dereye bakması bile sanki bu şekilde önlenmiş gibi oldu demekmi lazım yada ne demek lazım bilemedik yine diyoruz?
Kur’an da Âl-i İmrân / 26. Ayet'de ; De ki: “Ey mülkün gerçek sahibi olan Allah! Sen dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden mülkü çekip alırsın; dilediğini yüceltip aziz kılar, dilediğini alçaltıp zelil edersin. Bütün hayırlar yalnız senin elindedir. Şüphesiz sen, her şeye kâdirsin” diye ne güzel anlatılmaktadır.

Yetim çocuk neler dedi ki?
Değerli bir ilçe başkanı ve yetim çocuğuyla birlikte balıklı deresini onlara göstermeye gitmiştik. Yetim çocuk; Balıklı Deresinin bu halini görünce “Aaaa burasını kapatmışlar. Ama bu yaz annemle, komşuları ve onların çocuklarıyla birlikte buraya gelip derede suyla oynamıştık. Hep birlikte piknik yapmıştık. Şimdi burasını kapatmışlar. Artık buraya bir daha gelemeyecek miyiz?” diye söylemişlerdi. Bizlerde “evet bir daha buraya gelemeyeceksiniz” demiştik. O yetim çocuk da hiç bir şey söylemeden boynu bükük bir şekilde susup kalmıştı.
İşte bizlere bu besteyi yaptıran da bu duygu ve düşüncelerimizdi;
“Çocuklar suyla nerede oynayacak
Aileler nerede piknik yapacak
Derdi olan nerede ağlayacak
Balıklı böylemi olacak”
“Atlar cirit atacak
Halk köprüden bakacak
Boyunlar bükük kalacak
Balıklı böylemi olacak"

Belediye ve belediye meclis üyeleri neler dediler ki?
Bu konuyla alakalı Sn.Belediye Başkanı, Başkan yardımcıları, Belediye meclis üyeleri ve ilçe başkanlarıyla görüştük. Bir şeyler yapmaya çalıştıklarını belirttiler. Bu ayki belediye meclis toplantısında da konuyu görüşeceklerini ilettiler.
Allah(c.c.) Huud Suresi Ayet 24 ve Ayet 30’da “ Gören, işiten, duyan, gördüğü, işittiği, duyduğunun üzerinde düşünenlerle, fasık kör olanlar, baktığı halde görmeyenler, görmek istemeyenler, fasık sağır olanlar, işittiği halde duymayanlar, duymak istemeyenler bir ve eşit olurmu? Hala düşünmeyecekmisiniz? Siz hiç düşünmeyecekmisiniz ? ” diye bizlere bir şeyler yapmamızı emretmektedir. Öylede değilmi?

Sn.Vekillerimiz de bir şeyler söylese güzel olmazmı?
Buradan bizlerde değerli Sn. Vekillerimiz de bu konuda en azından bir şeyler söyleseler güzel olmazmı? diyoruz. Çünkü Sn.Ali İnci TBMM Turizm Komisyonunda görev yapıyorlar. Sn.Muhammed Levent Bülbül beylerde çok iyi bir hukukçudurlar. Anayasanın 35. ve 46. maddelerini, 6321 sayılı Kıyıları Koruma Kanunu, 5194 Sayılı İmar Kanunu ve 5393 Sayılı Belediyeler Kanunu gibi daha birçok kanunları çok da iyi bilmektedirler.

“Balıklı deresi tapulu da olsa tapusuz da olsa halkındır. Halka kapatılmaz deseler güzel olmazmı? Anayol üzerindeki Balıklı Deresinde dereye inen yolları kapatarak 1000 yıldan bu yana buraya gelen halkımızın böyle avlularla dereye girişi önlenir mi? deseler yine güzel olmazmı?

“Yazın sıcaklarda bunalan halk ne yapacak? Çocuklar suyla nerede oynayacak? Aileler nerede piknik yapacak? Sular kesildiğinde Belediye park bahçeleri sulayacak suyu nereden alacak? Ormanlar yandığında itfaiye araçları suyu nereden alacak? Mahallede ki vatandaşlar hayvanlarına nerede su içirecek? Traktörlerle gelip nereden su alacaklar? Bu şekilde olursa yerlerde göklerde sizlerden nasıl razı olacak? diye söyleseler yine daha güzel olmazmı?”
Kur’an da Neml 89.Ayet , “Kim (Allah’ın huzuruna) iyilikle gelirse, ona daha hayırlısı vardır. Ve onlar o günün dehşetli korkusundan güvendedirler” diye ne güzel bahsedilmektedir.
Yine bestemizde bu duygu ve düşüncelerimizi de şu şekilde paylaşmıştık;
“Park bahçe nasıl sulanacak
İtfaiye nerden su alacak
Sular kesildiğinde ne yapılacak
Balıklı böylemi olacak”

Balıklı Deresinde mesela başka neler yapılabilir ki?
Bizlerde naçizane olarak ilçemiz ve halkımız için biraz güzel hayaller kursak güzel olmazmı? diyoruz. Mesela belediyenin; köprünün her iki tarafında 7 metre genişliğinde ve en az 1 kilometre uzunluğunda yol hakkı olsa güzel olmazmı? Buraları düzeltip mıcırlar döktürse daha güzel olmazmı? Yazında oturma bankları, tuvalet ve çöp kovaları koysa ve bu şekilde Balıklı Deresi de turizme açılsa çok daha da güzel olmazmı?
Yada DSİ orman yangınları için küçük bir su bendi yapsa yine güzel olmazmı? Veya Sakarya Üniversitesi, Somon balığı üretim tesisi yapsa çok daha güzel olmazmı? Bu şekilde vatandaşlar içinde güzel bir tesis olsa; Orada güzel bir balık yense, çay yada kahveler içilse çok daha da güzel olmazmı?
Çünkü Balıklı Deresi ilçe merkezine çok yakındır. Ana yol üzerindedir. Vatandaşlar araçlarıyla, dolmuşlarla yada otobüslerle veya bisiklet yada motosikletleriyle kolaylıkla gelebilirler ve çok da güzel faaliyetler yapabilirler. Öylede değilmi?
Bu şekilde Atalarımızın kemikleri de sızlamasa ve yerlerde göklerde onlardan da razı olsa yine çok daha da güzel olmazmı?
Yine bestemizde duygu ve düşüncelerimizi de şu şekilde paylaşmıştık;
“Ataların emaneti ne olacak
Kemikler hiç mi sızlamayacak
Yer gök buna nasıl razı olacak
Balıklı böylemi kalacak”

Bizler buradan naçizane olarak kendi duygu ve düşüncelerimizi paylaşmış oluyoruz. Biraz da ilçemiz ve halkımız için güzel hayaller kurmuş oluyoruz diyoruz. Ve şimdilik bu konuda başka da bir şey demiyoruz diyoruz. Ek'te de ilgili kanun maddelerini de bilgilerinize sunuyoruz…
Saygılarımızla
Arş.Yaz.Mak.Yük.Müh.Kayhan Şafak
ANAYASA ; Madde 35 – Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
ANAYASA ; Madde 46 - Devlet, Anayasa'nın 46. maddesine göre kamu yararı doğrultusunda tapulu arazilere el koyma hakkına sahiptir. Belediyeler, Karayolları Genel Müdürlüğü, DSİ Genel Müdürlüğü ve Üniversiteler istimlak yapabilir.
3194 Sayılı İmar Kanununun 18. Maddesi ile Arazi ve Arsa Düzenlemesi;
-Belediye ve mücavir alan sınırları ile bu sınırlar dışında düzenlenmiş uygulama İmar planı alanları içindeki, binalı veya binasız arazi ve arsa düzenlemelerini kapsar.
-İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
-18. madde uygulamalarında bir arazinin yüzde kırkına kadar bedelsiz kamunun eline geçmesi mümkündür. Yüzde kırktan fazla kesinti yapılırsa bedeli ödenir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun (“Kanun”) 18. maddesi kapsamında henüz parselasyon işlemi yapılmamış ve idare tarafından yayımlanan imar planında kamu hizmetine ayrılmış yerlerin, maliki tarafından Kanun’un 15. ve 16. maddeleri kapsamında ileri sürülebilen ifraz ve tevhit uygulamalarının kabulü karşılığında ilgili idare lehine bedelsiz olarak kazandırılması işlemidir.
3621 Sayılı Kıyı Kanunu;
Bu Kanun, deniz, tabiî ve sunî göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek koruma ve toplum yararlanmasına açık, kamu yararına kullanma esaslarını tespit etmek amacıyla düzenlenmiştir. Yönetmeliğe istinaden; “İmar Planları hazırlanırken, kadastro sınırlarından itibaren Dere Yapı Yaklaşma Sınırı olarak “100 metrelik yapı yaklaşma mesafesi bırakılır".
5393 Sayılı Belediyeler Kanunu;
Belediyenin görev ve sorumlulukları
MADDE 14. — Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar oluşturmak.;
Meclisin görev ve yetkileri
MADDE 18. — Belediye meclisinin görev ve yetkileri şunlardır:
c) Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek.
u) İmar plânlarına uygun şekilde hazırlanmış belediye imar programlarını görüşerek kabul etmek.