Değerli okurlarımız
İşlerimizin yoğunluğu sebebiyle yazılarımıza bazen biraz ara vermek zorunda kalıyoruz. Ama güzel ilçemizi de yakından takip ediyoruz. Geldiğimiz zamanlarda evde oturmuyoruz. Hem güzel ilçemizi dolaşıyoruz hemde değerli siyasetçilerimiz ve değerli insanlarımızla görüşmeye çalışıyoruz. Bu şekilde hem ilçemizin gündemini takip ediyoruz hemde daha başka neler yapılabilir diye düşünmeye, yazmaya ve sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz.

Geçtiğimiz hafta iş gezisinde şehir dışındaydık. İş insanlarıyla konuşurken laf dönüp dolaşıp kültür ve sanat’a geldi. Onlarda “Bizler kültürlerimizi güzel bir şekilde yaşatıyoruz” dediler. Bizlerinde Hendekli olduğunu öğrendiklerinde; “yerel sanatçınız Meryem Akyüz heryıl bizim festivalimize katılıyor” dediler. Hangi festivale katılıyordu ki? Kaynaşlı Kuymak Festivaline katılıyorlarmış. “Hendek’te de varmı?” dediler. Bizlerde başımız önünde “yok” dedik. Başkada ne diyecektik ki? Çünkü 1000 yıllık bir tarihe ve kültüre sahibiz ama bir festivalimiz bile yok? Şaşırdılar tabi ki.

Bu bizleri oldukça üzmüştü. Bir şeyler yapmak yada bir şeyler yazmak istiyorduk. Ama yıllardır konuşuyoruz yada yazıyoruz ama hiçbir şey olmuyordu. Olansa Reşit sen söyle sen işit gibi oluyordu. Karadeniz derneği başkanı Sn. Erol Çetinkal’a bizlere birkaç fotoğraflar ilettiler. Sizlerde biliyorsunuz ki; Bizler böyle haberler yapmıyoruz. Bizler kendi bildiğimiz şekilde haberler yapıyoruz. Bu yüzden de Sn.Erol Çetinkala’yı aradık. Uzun uzun konuştuk. Sakarya’da Büyükesence mahallesinde ki bir festivale gittiklerini söylediler.

Bizlerde “Hendek’te de yapılması lazım” dedik. Kaynaşlı’da ki festivalden bahsettik. Küçüçük bir yer ama kocaman bir festival yapıyorlar. Hemde Hendekli sanatçılarımızda orada sahne alıyorlar dedik. Onlarda “biliyorum. Bizlerde gittik” dediler. “Peki Hendek’te de olsa güzel olmazmı?” dedik. Onlarda ”bu konuda iki festival yapmayı planladık. Bir gün arayla Hamsi ve Kuymak Festivali yapmak istedik. Ama yer bulamıyoruz" dediler.
Bizlerde “nasıl” dedik? “1000 yıllık bir tarihi ve kültürü olan ve 100 binlik bir nüfüsa doğru giden güzel ilçemizde yapacak bir yer mi yok?” dedik. Onlarda “Hayır öyle değil" dediler. “Belediyeye başvurduklarını onlarında yerimiz yok dediklerini” söylediler. "Bizler pazaryerini istedik. Onlarda veremeyiz dediler” diye söylediler.

Bizlerde ne güzel dedik. Bizlere de ödül törenlerimiz için 7 yıldır belediye salonlarını vermediler. Şimdi de Karadeniz Derneğine vermiyorlar. Ne güzel dedik. Başkada ne söyleyecektik ki? Bizlerde yine ne güzel dedik. Ama 5393 sayılı Belediyeler kanunu var. Bu kanuna göre Hendek Belediyesinin değil salonları yada pazaryeri gibi yerleri vermemek aksine birçok yardımları da yapmaları gerekmiyor mu ki? Neden böyle yapıyorlar ki? Yine bilemiyoruz diyoruz ve takdirlerini de kendilerine bırakıyoruz diyoruz. Ayrıca ilgili kanunu da bilgilerinize sunuyoruz.
5393 sayılı Belediyeler Kanunu
Hemşehri hukuku
Madde 13- Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur. Belediye, hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapar.

Peki diyelim ki belediye salonları yada pazaryerini vermiyor. İyide muhalefet bu konuda neden bir şeyler yapmıyor ki? Onlarda bir Prens gibi çalışsalar. Yani bir testere gibi çalışsalar güzel olmazmı? Olur değilmi? Ama olmuyor. Peki bunun bir sebebi olabilirmi ki? Evet olabilir. Şöyle ki; Yazımızın başında bazı siyasetçilerimizle de görüştüğümüzü söylemiştik.
İlçemizin çok deneyimli ve çok da değerli bir belediye meclis üyesiyle çarşı merkezinde karşılaştık. Onlarla da uzun uzun konuştuk. Konular arasında bu konuya da girdik. Yani “neden hep belediyenin gündem maddelerini görüşüyorsunuz? Sizlerinde gündem maddeleri olması lazım. Ayrıca Belediye başkanının meclis de çoğunluğu da yok ki” dedik.

Bu şekilde “bir sizlerin gündemleri birde belediyenin gündemleri görüşülse güzel olmazmı?” dedik. Onlarda “çok da güzel olur ama bunu bir türlü kabul ettiremiyoruz dediler. Bizler de ”nasıl ki?" dedik? Onlarda "belediye meclis gündeminde ek gündemlerde görüşülsün diye kararlar alıyoruz fakat oylamaya geçilince bu bir türlü kabul edilmiyor.
Onun üzerine de gündem maddeleri konuşulmadan önce görüş ve öneriler diye bir çözüm yolu bulduk. Bu şekilde kendi gündemlerimizi de dile getirebiliyoruz" dediler. Bizlerde “peki kabul yada red diye bir oylama yapılabiliyor mu?” dedik. Onlarda “yok” dediler. “Sadece iyi niyetli görüş ve öneriler olarak kalıyor” dediler. Yani sözün özü “Belediye Başkanının inisiyatifine kalınmış olunuyor” dediler.

Bizlerde önce çok şaşırdık. Sonrada çok üzüldük. Çünkü ilk defa bu seçimlerden sonra çok sevinmiştik. Çünkü dört gruplu bir belediye meclisi oluşmuştu. Bizlerde çok sevinmiştik ve çok heyecanlanmıştık. Aynı heyecanla bu konularda birçok yazılarda yazmıştık. Yani biri duymazsa bir diğeri duyar. Biri görmezse bir diğeri görür. Bu şekilde ilçemizde bolca ve çok da güzel sıra sıra dikili ağaçlar gibi eserler çoğalır ve ilçemiz daha da güzelleşir diye düşünmüştük ve çok da güzel hayaller kurmuştuk. Ama görüldüğü üzere kazın ayağı öyle değil çok deneyimli ve çok da değerli belediye meclis üyesinin dediğine göre böyleymiş.
Daha önceden de yine birçok belediye meclis üyelerimizle görüştüğümüzde; onlarda “Yarın bir gün bir işimiz düşebilir diye herkes belediye başkanından çekiniyor. O yüzden belediye meclisinde başka konuları konuşamıyorlar” demişlerdi. Bizlerde "yamuk bir işiniz varsa belediye başkanından değil Allahtan (c.c.) korkmak gerekir. Düzgün bir işiniz varsa ne diye? çekineceksiniz ki" demiştik.

Bu konuda daha fazlada bir şeyler söylemek istemiyoruz. Çünkü hep dediğimiz gibi siyasetle hiç ilgilenmedik. O yüzden de siyasi bir yazı nasıl yazılır? onu da hiç bilemedik. Bu yüzden de siyasi bir yazı da hiç yazamadık. Bizler sade bir vatandaş olarak ve sürekli halkın içinde biri olarak; gördüklerimizi yada duyduklarımızı halkın bakış açısıyla sunmaya yada yazmaya çalışıyoruz. Bu yazıda öyle bir yazıdır diyoruz ve bu konuları da yine ilgililerin takdirlerine bırakıyoruz.
Ama sade bir vatandaş olarak da bir şeyler söylemek istiyoruz. Oda şöyledir; Bizler sürekli okuyoruz. Neden böyle yapıyoruz ki? Çünkü Allahın (c.c.) ilk emri “Oku” dur. Bizlerde Allahın (c.c.) emri neyse onu yapıyoruz. O yüzden çok okuyoruz. Bunu yaparken de herşeyi de okuyoruz. Nelerimi okuyoruz? Mesela 5393 sayılı Belediyeler Kanununu da okuyoruz. Peki bunu neden okuyoruz ki? Çünkü siyasetle hiç ilgilenmiyoruz.
Ayrıca imar işlerimiz de hiç yok ki. Ama sade bir vatandaş olarak ilçemizle ilgili güzel hayaller kurmak istiyoruz. Bunu yaparken de kim gelirse gelsin yeter ki Hendek güzelleşsin diyoruz. Elimizden geldiğince de belediye yönetimlerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Herkese de bunu tavsiye ediyoruz. Neden böyle yapıyoruz ki? Çünkü ne yapılacaksa yapacak olan seçilmiş ve icracı olan belediye başkanıdır diyoruz. Öylede değilmidir ki?

O yüzden naçizane olarak; Sn.Dernek Başkanları, Sn.Muhtarlar Derneği Başkanı ve Sn.Muhtarlara ; Önce Prens kitabını sonrada 5393 sayılı belediyeler kanunu, 3194 sayılı imar kanunu ve 6321 sayılı kıyıları koruma kanununu gibi birçok kanunları okumalarını tavsiye ediyoruz. Çünkü hepsi de vatandaşların oylarıyla seçilmişlerdir. O yüzden artık yerlerde göklerde onların ellerine ve yüzlerine bakmaktadır. Bu yüzden de ne yaparlarsa yapsınlar yerlerde göklerde onlardan daima razı olmalıdır diyoruz. Öylede değilmidir ki?

Bunun yanında buradan Sn.Belediye yönetimine de bir ricada bulunmak istiyoruz. O da şöyledir; Hendek’in 1000 yıllık bir tarihi ve kültürü vardır. Ama doğru dürüst bir markası da yoktur. İşte böyle festivaller yapılarak bir marka oluşturulabilir. Bu konuda ülkemizde 800 bin kişilik bir turizm potansiyeli bulunmaktadır. Böyle festivallerle 10 bin yada 20 bin veya 100 bin kişi ilçemize gelse ne olur?
Ekonomik hayat daha çok canlanır. Yeni yeni işyerleri kurulur. Yeni yeni tur firmaları kurulur. Yeni yeni istihdamlar oluşur. Bunun sonucunda da hem iş ve ticaret insanlarımız hem vatandaşlarımız ve hemde belediyemiz daha da çok zenginleşir. Belediye bütçemiz de 300 milyondan belki 500 milyona belkide 980 milyona ulaşır. Bakın Akyazı belediye bütçesi 980 milyona çıkarken Hendek belediye bütçesi de yıllardır hala 300 milyonda kalmaktadır.
Sonuç olarak Hendek bizimdir. Hendek Belediyesi de bizim Hendek Karadeniz Derneği de bizimdir diyoruz ve bu konuyu da ilgililerin takdirlerine bu şekilde sunmuş oluyoruz….
Saygılarımızla
Arş.Yaz.Mak.Yük.Müh.Kayhan Şafak