Çocuklarımız madde bağımlısı yapılıp , 20 Tl’ye o küçücük bedenlerini soysuzlara, merhametsiz ve vicdansız kötü insanlara satmak zorunda bırakılıyorlar. Anneler evlerde ağlıyor. Babalar sabahlara kadar sokaklarda çocuklarını arıyor.
Bizde Allah kurtarsın diyeceğiz öylemi? Allah bizi vekil kılmadı mı? Belki beni bunları yazmaya , sizleri de bir yardım eli uzatmaya kılmış dır? Öyle olamaz mı?
Çocuklar aşağılık, soysuz vicdansız kötü insanların ellerinde , kucaklarında eriyor , yok oluyor , anneler ağlıyor nerdeyse koca bir şehir yanıyor. Ama görüyorum ki çevremde ve sosyal medyada bir bayram havası var gibi.
Huud Suresi Ayet 24 ve Ayet 30 “ Gören, İşiten, Duyan, Gördüğü, İşittiği, Duyduğunun üzerinde Düşünenlerle, Fasık Kör Olanlar, Baktığı halde görmeyenler, Görmek istemeyenler, Fasık Sağır olanlar, İşittiği halde Duymayanlar, Duymak istemeyenler Bir ve Eşit olurmu, ? Hala Düşünmeyecekmisiniz ? Siz Hiç Düşünmeyecekmisiniz ? ” diye soruyor.
Her şeyin başı eğitim değilmi? İnsanların 4 temel bilinci olan ; 1).Ekonomiklik yani bir meslek sahibi olmak ve çalışmak,2).Öğrenmek, yani eğitimle ve kitaplar okuyarak kendimizi geliştirmek , değişen şartlara göre hayatta kalabilmek ,başarılı olabilmek ve ekonomik refahımızı arttırmaktır. 3).Maneviyat, dini vecibelerimizi yerine getirmek.4).Sosyalleşme, yani kültür ve sanat yada spor veya başka türlü hobilerle meşgül olabilmek, insanlar iletişim kurabilmektir. Bunlar bir masanın 4 ayağı gibidir. Biri olmazsa masanın ayakta duramadığı gibide insanlarda ayakta duramazlar. Bunu sahte mutluluklar dediğimiz, madde bağımlılığı , kumar , alkol fuhuş, tütünlü ürünler yada daha başka kötü alışkanlıklarla gidermeye çalışırlar.
Bunun yanında insanın üç yaşamı dediğimiz; 1).Öz yaşam yani kendi benliğimizdir. 2).Toplumsal yaşam yani eş , akraba , arkadaşlar yada komşularla olan yaşamdır.3).İş yaşamı yani ailemizin yaşamını sürdürmek için çalışmak zorunda olduğumuz bir yaşam ve iş arkadaşlarıdır.
Madde bağımlılığı yada diğer kötü alışkanlıklara bulaşanlar en başta öz yaşamında olan eksikliği sahte mutluluklarla giderdiklerini sanırlar. Ancak bu hiçbir zaman giderilemez. Bunun sonucunda toplumsal yaşam ve iş yaşamları etkilenir. Her şeyden tabiri yerindeyse hayattan kopmuş olurlar.
O sebeple sokak kütüphaneler, küçük kültür ve sanat evleri ve küçük spor okullarıyla daha o küçük yaşlardaki çocuklarımızı böyle zararlı alışkanlıklara karşı koruyabiliriz.
İnsan Suresi Ayet 2; “ İnsanı İmtihan etmek için, Gören ve İşiten Düşünen olarak Yarattım, “ ile Huud Suresi Ayet 7; “ Allah Sizi Yarattım ki, Hanginizin Daha Güzel işler yapacağı hakkında denenmektesiniz, “ olarak duyarlı olmak ve iyilik yapmanın önemi ne güzel anlatılmaktadır.
Ama nedense bir şeyler yapılmıyor? Tek başıma bir Yalnız Efe gibi sizin tabirinizle Şehrin delisi gibi dört bir tarafta dolanıyorum, anlatıyorum, yazıyorum. Ama bir arpa boyu yol alamıyorum. Daha ne yapmak lazım bilemiyorum? Hani delidir ne yapsa yeridir misali Hendek meydanında kendimi mi yakayım? Belki bir bilen olabilir mi? diye daha ne yapmak lazım diye bende size soruyorum?
Ben böyle uğraşırken, hiç kimseden ne bir ses nede bir haber çıkmıyor. Sanki herkes çevremde yada sosyal medyada bir bayram havasında gibi. Çocuklar yok oluyor , anneler ağlıyor ve neredeyse koca bir şehir yanıyor. Ama sanki bunlar hiç yokmuş her şey güllük gülistanlık gibi. Fakat Türklerin ilk yurtlarından olan bu kutsal topraklarımız kirletiliyor , soyumuz ve neslimiz kirletiliyor. Bende yine naçizane bir fayda sağlaması umuduyla ve amacıyla "Hayaller Paris De Gerçekler Öyle Mi?" adlı bu yazımı da sizlerin görüşlerinize sundum. Şimdilik elimden bu…
Saygılarımla
Arş.Yaz.Mak.Müh.Kayhan Şafak