Değerli okurlarımız,
Yıllardır Bilim ve Teknoloji ile ilgili bir şeyler yazmaya ve sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz. Üzerinde önemle durduğumuz konuysa hep kitap okumak olmuştur. Çünkü bilgiyi her yerden ve her şekilde alabilirsiniz. Bu görsel olarak, telefon, bilgisayar, video, televizyon yada sinemalardan alma gibi olabilir. Fakat bunlar insan beyninin birçok fonksiyonlarını harekete geçirmeyebilir. Bunlar sadece görsel yada duyuşsal şeklinde bilgi alışverişi gibi olabilir. Ancak okumak beynin birçok fonksiyonlarını harekete geçirmektedir.

Bu şekilde soyut olan yani elle tutulur ve gözle görülür olmayan bilgiler beynin muhteşem algılaması sonucu insan beyninde bir video gibi, bir televizyon gibi yada bir film gibi ön belleğinde sanal bir gerçekliğe dönüşür. Yani bir telefon, bir bilgisayar yada bir video veya bir sinema filmi oynatıcısı olmadan beyin bunları hemde hatasız ve mükemmel bir şekilde yapabilir.
Bu şekilde insanın beyin hücrelerinin birçok kapıları açılır. Beyin kapasitesi gelişir. Bunun sonucunda da hayal gücü kurma kapasitesi de mükemmelliğe ulaşır. Bu önemli midir? Elbette çok önemlidir. Çünkü insanlar bir şeyleri öğrenmekten vazgeçemezler. Bunları somut bir şeylere yani elle tutulur bir şeylere dönüştürmek için hayal kurmaya devam ederler. Bunlar insanların 4 temel bilinçlerinden birisi olan öğrenme bilinci gereği yapılmaktadır.

O yüzden de Kur'an da ilk emir "Oku" değilmidir? Bu yüzden okumak hemde çok okumak gerekir. Bu şekilde zeka akla dönüşür. Yani kemale ermiş olunur. Çünkü her insan zekidir. Ama her insan akıllı değildir. İşte sebebi de budur. Yani okumak hemde çok okumak işte bunun için gereklidir. Burada çocukların beyni belkide milyarlarca çiplerin alamayacağı şekilde hafıza hücreleriyle doludur.
Bu hücrelerin özelliği ise sadece yeni şeyler duyduğunda yada gördüğünde kapıları açılmakta ve bilgiler içeriye hafızaya alınmaktadır. Aynı şeyleri duyduğunda ise bu beyin hücreleri kapılarını açmamaktadır. Bu şekilde kitaplarla başlayan ve devam eden insanların beyin hücreleri dallı budaklı yapraklı çiçekli koca birer balta girmemiş ormanlar gibi olurlar. Ama kitaplar okunmazsa bu beyin hücreleri boyu kısa telefon direkleri gibi kalırlar.
Bu konuda Matrix ve Lucy filmleri de izlenebilir.

İşte burada annelerimize önemli görevlerde düşmektedir. Kundaktan itibaren çocuklarına ninnilerle birlikte hikaye kitapları da okumalıdırlar. Ama hep yeni kitaplar okumalıdırlar. Bunu da biyolojik olarak şöyle de açıklayabiliriz. İnsanların bütün hücrelerinde fermuar şeklinde kapılar vardır. Bu kapılar sayesinde ihtiyacı olanları alırlar ve işlediklerini de çöp olarak hücreden dışarı atarlar. Buda kan yoluyla olur. Oradan vücuttan atılma organlarına gönderilirler.

Diyelim ki dişimiz ağrıyor; ağrı kesici aldığımızda vücudumuzda ki sadece ağrıyan dişimizin olduğu hücreler kapılarını açarlar ve ağrı kesici ilacı içeriye alırlar. Diğer hücreler kapılarını hiç açmazlar. İşte beyinde böyle çalışmaktadır. Yeni şeyler olduğunda hemen beyin hücreleri kapılarını açar ve bilgiyi içeriye alarak hafızaya kaydederler. Yeni bir şey öğrendiğimiz zaman halk tabiriyle "Bugün yeni bir şey öğrendim sanki bir yaşıma daha girdim" derler. İşte bunun sebebi de budur.
Bu belki uzun bir girişten sonra da önümüzdeki yüzyıllardaki Bilim ve Teknolojilere ait birer örnekleri tekrar görüşlerinize sunuyoruz.

Yapay Zekanın yapacakları aslında sınırsız olabilir. Mesela yeni bir ev yaptırmak istiyorsunuz. Size sormadan vücudunuzda ki mikro düzeyde küçük bir çip yardımıyla, beyin hücrelerinize girerek hayalinizdeki evin resmini çizer. İç ve dış boya renginden eşyaların yerleştirilmesine kadar herşeyi yapar. Ve evin içinde sanal gerçeklikle gezinmenizi ve sanal olarak her yere yada her şeye dokunmanızı ve hissetmenizi sağlayabilirler.

Daha sonra binanın statik hesaplarını yapar. Kullanılacak beton, demir miktarı ve evin bitmesine kadar ki olan tüm aşamalarda ne kadar para gideceğini sizlere sunarlar. Sizler onayladıktan sonra katman dolgu robotlarıyla binanızın inşaatını ve boyama işlerini de tamamlar. Burada gördüğünüz üzere mimar, inşaat mühendisi, betonarme işçileri ve boya işçilerine gerek kalmadan herşey tamamlanmış olur.
Bunu çoğaltabiliriz. Yapay zekalı robot makineler yine katman dolgu ile birlikte uçak, gemi yada araba da yapabilir.
Yani görüldüğü üzere 12 yıl ilk, orta ve lise hazırlık dahil 5 yılda üniversite eğitimi almadan artık yapay zekalı ve çok da bilgili ve çok da deneyimli mimarlar, mühendisler olabilir. Hemde 17 yıl zaman ve para harcamadan ve dünya kurulduğundan bu yana yapılan mimarlık ve mühendislik bilgilerini belkide birkaç saat içerisinde yapay zekalı robotun hafızasına yüklenebilir.

Veya hastaneye gittiğinizde karşınızda yapay insan görünümlü bir yapay zekalı bir doktor olabilir. Yine vücudunuzda ki mikro çip yardımıyla sizler daha ağzınızı bile açmadan bütün testleri ve tanıları belki de saniyeler içerisinde oturduğunuz yerde yapabilir. Sonrada ilacınız yazıp sizleri taburcu edebilir. Veya ameliyatlarınızı da aynı şekilde yapabilir. Dişleriniz içinde bu şekilde herşeyi yapabilir.
Yani görüldüğü üzere 12 yıl ilk, orta ve lise hazırlık dahil 6 yılda üniversite ve 4 yılda uzmanlık eğitimi almadan artık yapay zekalı ve çok da bilgili ve çok da deneyimli doktorlar olabilir. Hemde 22 yıl zaman ve para harcamadan ve dünya kurulduğundan bu yana yapılan bütün tıbbi bilgileri belkide birkaç saat içerisinde yapay zekalı robotun hafızasına yüklenebilir.

Yine dediğimiz gibi bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Mesela Çin'de yapay zekalı askerler üretildi. Ve bunlar sınıra yerleştirildi. Aynı zamanda bataryalarını da kendileri değiştirmektedirler. Her türlü gece ve gündüz görüş gücüne sahip. Sadece pil değiştirme zamanlarında yada bakım veya onarımlar dışında dur durak bilmeden görev yapabilirler.

Yapay zeka milyarlarca bilginin depolandığı ve bunları anında analiz edebilen sanal bir beyindir. İşte bu yapay zeka beyindeki bilgiler mikro düzeydeki çiplere 0101010101 diye uzayıp giden yazılı kodların ve hazır yazılımların yüklenmesiyle yaparlar.
Sonuç olarak bunları yapanlar insanlardır. Ama nasıl insanlar sadece zeki değil ayrıca çok da akıllı insanlardır. Bunun yolu da çok kitap okumaktan başlamaktadır. Bizler naçizane olarak mahallerimizde ki vatandaşlarımıza yaklaşık 4 bin çocuk hikaye kitapları bağışlarını işte bu yüzden yaptık. Anneler çocuklarına ninnilerle birlikte hikaye kitapları da okusunlar diye yaptık.
Çünkü "Çocuklar Allahın(c.c.) birer mucizeleridir ve Allahın(c.c.) kime ne bahşettiğini bilemeyiz" O yüzden her çocuk ileride çok büyük işler ve çok büyük buluşlar yapabilir diye onların eğitimlerine ve kitap okumalarına çok önem verilmelidir. İşte bu sebeple annelere çok önemli görevler düşmektedir. Bizlerde buradan tüm anneleri de çocuklarına kundaktan itibaren yani 0-3 yaşına kadar hikaye kitapları okumaya davet ediyoruz.

Ancak evlerinde çocuklarını bırakacak kimsesi olmayan çok anneler olabilir. Yada ne üstünde ne başında nede cebinde de olmayan çok yoksul annelerde olabilir. İşte bu yüzden şehir kütüphanesine gidemeyebilirler. Bu yüzden mahallelerde sokak kütüphaneleri kurulabilir. Yada gezici kütüphaneler ile bu annelere ulaşılabilir.

Rahmetli annemiz "Bir insanın en kıymetli varlıkları evlatlarıdır" derdi sürekli bizlere. Bizlerde "Herkesin evlatları aslında hem ülkemiz hemde dünyadaki tüm ülkelerin geleceği için en önemli varlıklarıdır" diyoruz. Ayrıca "Allah(c.c.) herkesi evlatlarıyla birlikte yaşlandırsın" dileklerimizle birlikte tüm annelerimize saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz. Ahirete ermiş tüm annelerimizin de ruhları şad ve mekanları cennet olsun diyoruz…
Saygılarımızla
Arş.Yaz.Mak.Yük.Müh.Kayhan Şafak