Menü Gazete Şehir Vizyon
Tarih: 28.03.2026 00:51
"Kitap okuyan ile okumayan arasındaki fark; ölüler ile diriler arasındaki fark kadardır." Aristoteles

"Kitap okuyan ile okumayan arasındaki fark; ölüler ile diriler arasındaki fark kadardır." Aristoteles

Facebook Twitter Linked-in

Merhabalar,

İlçemizde yakında faaliyete geçecek olan şehir kütüphanesi ile ilgili olarak 5 yıl önceki yazımızı tekrar görüşlerinize sunuyoruz…

" Kitap okumayan insan boş bir çuval gibidir. Boş bir çuvalın ayakta durması ise zordur" sözünün sahibi olan dünyanın en büyük bilim insanlarından Benjamin Frankline' in 17 çocuklu bir ailede doğmuştur. Yokluk ve yoksulluk sonucu ilkokul ikinci sınıfta okulu bırakarak çalışmak zorunda kalmıştır. 

14 yaşında evden ayrılarak, sadece yemek ve yatacak yer karşılığı olmak üzere kendi işini kurduğu 24 yaşına kadar bu şekilde çalışmıştır. Kitap okuyabilmek için işvereninden 2 öğün yemek yerine parasını alarak onunla kitaplar alması ile dünyanın ilk Kütüphaneler Birliğini kurması sürecine kadar geçen Kitaplar ve Kütüphaneler ile dolu bir yaşam hikayesi vardır.

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük mücitlerinden Nicola Tesla' nın da yaşam hikayesi okulda Kütüphane Sorumlusu olması ile başlamıştır. Ailesinin gözleri bozulmasın diye gece kitap okumasını yasaklaması üzerine, daha 10 yaşında iken donmuş yağ ile fitilden mum yapması ve 700 buluşa sahip dünyadaki tek bilim insanı olmasıdır.

Yine dünyanın en büyük bilim insanlarından fakir bir köy çocuğu olan Thomas Edison' un şehirdeki Kütüphanede Kitap Okuyabilmek için daha 12 yaşında Tren Garında Gazete satıcılığına başlaması , yağmurlu ve soğuk gecelerde boş ve kullanılmayan eski vagonlarda tek başına yerde eski gazete kağıtları üzerinde uyumak zorunda kalmıştır. 

Köye geldiği zamanlarda arkadaşıyla gece geç saatlere kadar kitap okuyup konuşmalarına sağlıkları bozulacak diye ailesinin izin vermemesi üzerine , soba tellerinden ve eski telgraf parçalarından yaptığı telgraf aleti ile arkadaşının evine bir telgraf hattı çekmesi gibi yine Kitaplar ve Kütüphaneler ile dolu geçen birer yaşamı olmuştur.

Marie Curie ise arkadaşlarının Paris sokaklarında ve kafelerde gezdiği günlerde, yokluk ve yoksulluk sonucu onlarla gidememesi, yemek alacak parası olmadığı zamanlarda Kütüphanede Kitap Okurken açlıktan bayılması ve yaptığı buluşlardan kazandığı burs paralarını almayarak yoksul öğrencilere bağışlamıştır.

Isaac Newton da arkadaşları İngiltere sokaklarında ve kafelerde gezerken, o yoksulluk ve yokluk sonucu bunları yapamamıştır. Okuldaki zengin çocuklarının odalarının temizliği ve okulun yemekhanesinde garson ve bulaşıkçı olarak çalışmıştır. 

Boş zamanlarında ise gece geç saatlere kadar Kütüphanede ve odasında Kitaplar Okuması ve tüm bu zorluklara rağmen "Hayat benim için çok zordu, ama yine de çok güzeldi" diyebilecek kadar da hayata bağlı oluşu gibi onunda Kitaplar ve Kütüphaneler ile dolu geçen bir yaşamı olmuştu.

Bilim insanlarının hayatlarını incelerken 4 Temel Benzerlik kendini bir özellik olarak en belirgin bir şekilde gösteriyordu. Bunlardan birincisi belki de en önemlisi annelerinin onlara çok küçük yaşlarda iken ninniler ile birlikte Kitaplar ve Şiirler okumalarıdır. İkincisi onlarında iyi birer Kitap Kurdu ve iyi birer Kütüphaneci olmalarıdır. 

Üçüncüsü ise araştırma yaparken kendilerini bütün dünyevi işlerden soyutlayarak çalıştıkları konulara yoğunlaşmalarıdır. Dördüncüsü olarak da hepsinin de mütevazi bir yaşam tarzlarının olması şeklinde birbirlerine göre birer benzerlikleri bulunuyordu.

Aristoteles' "Kitap okuyan ile okumayan arasındaki fark , ölüler ile diriler arasındaki fark kadardır."şeklinde ki sözü ile Kitap Okumanın önemini en güzel bir şekilde belirtmektedir.

İbn-i Haldun , "Coğrafya bir kaderdir" sözü ile insanların karakterleri üzerindeki belirleyici etkenin çevre şartları olduğu ve bunun insanlar üzerinde kendisini alışkanlıklar şeklinde gösterdiği ve alışkanlıkların değişiminin de belli bir zaman alsa da ancak Eğitim ve Kitaplar okunarak gerçeği İçeren bilgiler ile olabileceği üzerinde önemle durmuştur.

Einstein ise "İnsanların ön yargılarını değiştirmek , bir atomu parçalamaktan daha zordur" ile " Bir ülkenin geleceği , o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır" sözleri ile Eğitim ve Kitaplara verdiği önemi göstermektedir.

İbn-i Rüşd ise Eğitim ve Kitap Okunarak elde edilen bilgi ile insanın aklını daha iyi bir şekilde kullanarak , Kur'an da "İnsanların en faydalısı insanlara bir faydası dokunandır" şeklinde bahsedildiği üzere insanlara bir fayda sağlamanın Allaha Ulaşmada en hayırlı bir yol olduğunu ifade etmiştir.

Platon M.Ö 450 yılında dünyanın ilk okulu Akademiyi kurduğunda giriş kapısına "Geometri Bilmeyen Giremez" yazısı asmış ve herhangi bir Meslek Sahibi Olan İnsanlar ile bütün Yöneticilerin , Bilim ve Felsefe bilen bir Filozof gibi olmaları gerektiğini savunmuş ,

Mustafa Kemal Atatürk'ün de binlerce kitap okuyan bir Kitap Kurdu olması ve12 kitap yazmasıdır. Ayrıca Üçgen , Kare , Çember , Dikdörtgen gibi isimleri bizzat kendisi vererek bir Geometri Kitabı da yazmasıdır. Eğitim ve Kitaplara verdiği önemleri göstermektedir.

Aristoteles'in"İnsanlara tüm bilgiler Yüce Yaradan tarafından daha anne karnında iken verilmiştir. Kitap okuma ve Eğitim de insanda var olan bu bilgilerin ortaya çıkarılması ve keşfedilmesidir " sözünde de Eğitim ve Kitap Okumaya verdiği önemi belirtmektedir.

Yine Kur'an da " Allah insanın yüzünü anne karnında henüz bir cenin halinde iken kendi elleriyle yaparmış" olarak bahsedilmesi ve Bilim İnsanlarının Çocuğun Zekayı Anneden Aldığı üzerinde görüş birliğine varması ile birlikte Bilim insanlarının Annelerinin Kitap Okumalarının ise birer tesadüf olmadığı kendini daha belirgin olarak göstermektedir.

Annelerin küçük yaşlarda çocuklarına birer ninniler ile birlikte Kitaplar ve Şiirler Okuması , daha sonra Resimli Kitaplar ile Çocukların okumaya özendirilmesi ile başlayan süreç , Ailelerin , Ülkelerin ve Dünyanın gelecekte şekillenmesinde en belirgin bir rol oynayacağını göstermektedir. Mardinli fakir bir köy çocuğu olan Türk Asıllı Amerikalı Bilim İnsanı Prof. Dr.Aziz Sancar'ın DNA şifrelerinin tamir edilmesiyle bir çok hastalıkların önlenmesi ve tedavi edilebilmesi ile ilgili yaptığı buluşla Nobel Kimya Ödülünü alması da bunun en belirgin örneği değilmidir?

Yine Hatay İskenderunlu fakir bir köy çocuğu olan Türk Asıllı Alman Bilim İnsanı Prof.Dr. Uğur Şahin ile eşi Rize Fındıklılı bir köy çocuğu olan Türk Asıllı Alman Bilim İnsanı Prof.Dr. Özlem Türeci Şahin ile birlikte Corona Aşısını bulmalarının , insanlık açısından önemi bir kez daha kendini yeterince göstermekte değil midir?

Hendek Şehir Kütüphanesi halkımıza hayırlı olsun diyoruz. Başta Hendek eski Belediye Başkanı Sn.Turgut Babaoğlu ve Hendek Belediye Başkanı Sn.İrfan Püsküllü olmak üzere emeği geçenlere teşekkürlerimizi sunuyoruz. Yerlerde göklerde sizlerden daima razı olsun diyoruz.

Saygılarımızla

Arş.Yaz.Mak.Yük.Müh.Kayhan şafak

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —