Tarih: 09.01.2026 14:08

Her yere giden değerli sn.vekilimiz Balıklı Deresine de gitse güzel olmazmı?

Facebook Twitter Linked-in

Değerli okurlarımız ,

Yıllardır ne siyasi nede ticari ne makam nede mevki peşinde koşmadan sadece; Hendek halkımız daha güzel şeylere kavuşsun diye bir şeyler paylaşmaya yada yazmaya çalışıyoruz. Yazılarımızı da yaşadığımız anılarımızla birlikte yazmaya ve sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz. Bu yazımızda öyle bir yazıdır diyoruz ve buyrun hep birlikte yazımızı okumaya başlayalım diyoruz. 

Değerli vekilimiz Sn.Ali İnci ile birlikte bir program yapmıştık. Yanımızda ilçemizin çok değerli ve saygın duayen gazetecilerden Sn.Ahmet Çileci'de vardı. Sn. Ahmet Çileci aynı zamanda sn.vekilimizin de ortaokuldan arkadaşıydı. Bu programdaki amacımız Aksu köyünden başlayan iş insanlığına ve milletvekilliğine doğru uzanan bir başarı hikayesini anlatabilmek ve çocuklarımıza bir örnek model olarak sunabilmekti. 

Bu büyük bir başarı hikayesiydi. Çünkü ayağında Ankara lastikleriyle kar kış demeden okula giden aynı zamanda kamyonculuktan şanzıman tamiri bile yapabilecek ustalık düzeyine gelebilen bir iş insani ve bir siyasetçinin hayatla yılmadan verdiği mücadelesini kendi ağızlarından sizlere sunmaya çalışmıştık.

İşte bizlerde o günleri yeniden hatırladık ve başka neler de yazılabilir diye düşündük. Şöyle ki; Sn. Ali İnci Aksu mahallesinden Hendek çarşı merkezine gelirken Balıklı Deresini sürekli görmüştür diye düşündük. Hatta derede belkide arkadaşlarıyla beraber yüzmüş yada balık da tutmuştur diye düşündük. Çünkü bizler öyle yapmıştık. Hendeğin neredeyse bütün çocukları da öyle yapmıştır diye düşünüyoruz. Öylede değilmi? 

Ayrıca sn.vekilimiz kamyoncuydu. Motor hararet yaptığında Balıklı Deresinden bidonla çok da su almıştır. Yada o zamanlar araba yıkama yerleri yoktu. Belkide kamyonunu derenin içine sokup bir güzel de yıkamıştır. Çünkü bizler o yaşlardayken sürekli bunları görüyorduk. O yüzden sn.vekilimiz de bunları yapmıştır diye düşündük.

Peki neden böyle düşündük ki? Çünkü Balıklı Deresi anayol üzerindedir. Yürüyerek, arabayla, dolmuşla, kamyonla yada bisiklet veya motosikletle herkes çok kolaylıkla gelebilmektedir.

Yani bu şekilde 1075 yılında Hendek kurulduğundan bu yana bu böyle devam etmiştir. Bu gelenek belkide daha da eskidir. Çünkü "Kırklar Grubu" olan "Kırk Kızlar Erenler Türbesi" bizleri belkide daha eski dönemlere de götürebilir. Çünkü Hendek tarihi ipek yolu üzerindedir. Ayrıca Sakarya köprüsünden Hendek'e kadar uzanan dünyanın en verimli ovalarından birisi de tarihte Akova olarak geçmektedir. 

Belkide şehit Kırk Genç Kızlar Erenlerin dedeleri, babaları ve anneleri ilk gelen Türk kavimleriydiler. Yaşadıkları obaları da Balıklı Deresinin kenarındaydı. Burada gayri müslümler tarafından oba işgal edilmişti. O zamanlarda genç kızlar öldürülmüyordu. Satılmak üzere esir alınıyordu. Bu Kırk Genç Kız Erenlerimizde esir alınmamak için şu anda yattıkları yere kaçarak orada saklanmışlar ve açlıktan susuzluktan şehadete ermişlerdir.

Evet Balıklı Deresinin böyle hem tarihi hemde ruhani bir misyon ve vizyonu da bulunmaktadır. Ayrıca sn.vekilimizin tarihe olan ilgi ve vefasını da tüm hendek halkı yakından bilmektedir. Çünkü Bayraktepe'de ki 16 Türk devletlerinin duvarlardaki kabartma resimleri ve göndere çekilmiş bayrakları bunu bizlere çok yakından göstermektedir.

İşte bu yüzden her yere giden değerli sn.vekilimiz Ali İnci'de Balıklı Deresinin olduğu yere gitse; Orada bir şeyler söylese güzel olmazmı? Bu arada bizlerde birazda hayaller kursak; Mesela değerli vekilimiz sn.Ali İnci "Balıklı Deresi ilk Türk kavimlerinin yerleşim yerlerinden biriydi. 1000 yıldan bu yana halkın girişine açık olan Balıklı deresi hiç halkın girişine kapatılırmı? Sizlerin büyük dedeleri bile daha burada yokken Balıklı Deresi buradaydı. Bunun hem tarihi hem ruhani hemde vicdani bir sorumluluğu vardır." dese güzel olmazmı? 

Yada "Bende çocukluğumda Balıklı Deresine çok geldim. Derede yüzdüm. Balık tuttum. Arkadaşlarımla piknik yaptım. Ayrıca kamyonumu da burada yıkadım. Şimdi aileler buraya gelemeyecek. Çocuklar suda oynayamayacak. Vatandaşlar piknik yapamayacak. Öyle şey olurmu? diye dese yine güzel olmazmı? 

Veya "Ayrıca dünyada küresel ısınma var. İşte geçen yaz hep birlikte yaşadık. Hendek halkının neredeyse gün geldi bir damla suya bile ihtiyacı oldu. Hendek'te ormanlar yandı. İtfaiye suyu bile zor buldu. İlçe merkezindeki belediyenin diktiği ağaçlar neredeyse kurudu. Suyu zor bulabildiler. Belkide bundan sonra hep böyle olacak. Peki su kıtlığı olduğu zaman ne yapılacak? Başka nereden su alınacak? İşte bu yüzden Balıklı Deresi çok önemlidir. Çünkü anayol üzerindedir. Hem vatandaşlar hem itfaiye hemde belediye araçları ile gelir ve kolaylıkla ihtiyaçları olan suları buradan alabilirler. Bu yüzden de bu yapılan doğru bir şey değildir. Buna ne yerler nede gökler razı olur." dese yine daha güzel olmazmı? 

Bunun yanında yine değerli vekilimiz sn.Ali İnci "Ben TBMM'de turizm komisyonundayım. Hendek'te de turizmin gelişmesi için çalışıyorum. Balıklı Deresi de bir turizm merkezi olmalıdır. Derenin sağlı sollu iki tarafından en az 7 metre genişliğinde ve 1 kilometre uzunluğunda yol hakkı alınabilir. Burada dere kenarları düzeltilip üzerlerine mıcır dökülebilir. Oturma bankları, çöp kovaları ve küçük bir kafeterya ile birlikte Balıklı Deresi de bir turizm merkezi olabilir." diye dese yine daha da güzel olmazmı? diyoruz.

Bizlerde buradan her yere giden değerli sn.vekilimiz Balıklı Deresine de gitse güzel olmazmı? diyoruz. Sonrada gözden uzak olan gönülden de uzak olurmuş. Bizlerde böyle olmasın diyoruz ve şimdilik başkada bir şey demiyoruz.

Saygılarımızla

Arş.Yaz.Mak.Yük.Müh.Kayhan Şafak




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —